|
|
KAS ERİMESİ HASTALIĞI
Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalıktır…
Kas hastalığı nedir?
Kas hastalıkları, vücudumuzun hareket etmesini sağlayan
kaslarımızı doğrudan tutan hastalıklardır. Yani kas hücrelerinin
kendileri hastalanmışlardır ve ortaya çıkan belirtiler yalnızca
bu duruma bağlıdır. Kasın kendi hastalığına miyopati denir.
Kas erimesi bir hastalık değildir
Kas erimesi, vücudumuzu hareket ettiren kasların hacminde
küçülmedir. Bu durum yalnızca kasın kendi hastalıkları nedeni
ile ortaya çıkmaz. Kas ile ilişkisi olan sinirler, sinirlere
emir veren omurilik ve beyin dokularının hastalıklarında da
kaslar erir. Örneğin boyun fıtığında, fıtığın ilgilendirdiği
kaslarda erime olabilir. Multiple skleroz adı ile bilinen beyin
hastalığında da geç dönemde kaslar erir. Beyinde damar
tıkanıklığı da sonuçta benzer bir görünüme neden olabilir. Eğer
belli kaslar kullanılmazsa da kaslar eriyebilir. Veya
polinöropati adı verilen sinir hastalıklarında el ve ayak
kasları eriyebilir. Buna çok sayıda örnek eklemek mümkündür. Bu
durumların hiçbiri kasların hasta olduğunu göstermez. Başka bir
durum nedeni ile kasların etkilendiğini düşündürebilir.
Aslında kas hastalıklarında kaslarda erime en önemli belirti
değildir ve oldukça geç ortaya çıkar. Dolayısı ile kas
hastalıkları ile ilgili disiplinlerin ilgilendiği asıl konu kas
erimesi değil, kasların kendilerine ait hastalıklar nedeni ile
kaslarda ortaya çıkan değişikliklerdir. Diğer hastalıklar kas
hastalıklarının konusunun dışındadır.
Kas hastalıklarının belirtileri nelerdir?
Kaslarımız vücudumuzu hareket ettirmekle yükümlüdür. Bu nedenle
kas hastalıklarında güçsüzlük olur ve başlıca hareketlerimiz
etkilenir. Öncelikle gövdeye yakın kalça ve omuz çevresindekiler
olmak üzere çok sayıda kas etkilenebilir. Örneğin merdiven/yokuş
çıkma, koşma, yürüme, kolları kaldırma, başı yastıktan kaldırma,
bazen gözkapaklarını açma, yutma, başı yastıktan kaldırma, soluk
alma etkilenebilir. Bazı kas hastalıklarında ise miyotoni adı
verilen, kasın gevşeme güçlüğü sözkonusudur. Bu durumda hasta
ilk hareketlerde tutukluk yaşar, harekete devam ettikçe
rahatlar. Bazen de yürüme, koşma gibi eylemler sırasında
normalden çok daha şiddetli bir yorulma ve ağrı, hatta bazen
tükenme yaşayabilir. Sinirlerle kasların birleştiği bölgedeki
hastalıklardan myasthenia gravis, daha hafif olarak ise kasılma
sırasında enerji sağlayan sistemlerin (glikojen yıkılması,
mitokondri) hastalıkları tipik örneklerdir. Kasılma sırasında
hücredeki yağların yakılmasında sorun var ise açlık, belirtileri
çok artırır. Bazı nedenler ise çok yaygın kas yıkımına neden
olarak idrar renginin çok koyu olmasına neden olabilir (miyoglobinüri).
Kasların hastalanmasının nedenleri nelerdir?
Kaslar çok çeşitli nedenlerle hastalanabilirler. Bu nedenleri
iki ana gruba ayırmak mümkündür:
1-Edinsel:Bu
durumda doğuştan hastalık nedeni yoktur; yaşam süresi içinde
ortaya çıkan nedenlerle hastalık gelişir. Örneğin kaslar
iltihaplanabilir. Bu iltihaplanma kasın kendisinde ise miyozit
adını alır. Polimiyozit, dermatomiyozit böyle hastalıklardandır.
Tiroid bezi, böbrek üstü bezi hastalandığında veya kanda
potasyum miktarı değiştiğinde de kaslar da hastalanabilir ve
örneğin tiroid miyopatisi gelişebilir. Kortizon içeren ilaçlar
kullanıldığında veya kortizonun aşırı salgılanmasında steroid
miyopati görülebilir. Bazı sık kullanılan ilaçlar da miyopatiye
neden olabilir. Myasthenia gravis ise kaslarla sinirlerin
birleştiği bölgenin iltihaplanmasıdır. Tüm bu hastalıkların
önemli özelliği, hastalığı ortaya çıkaran durumun, ortaya
çıkaran nedenin ortadan kaldırılması veya bugün için bilinen
ilaçlarla tedavi edilebilmesi, hastanın normal kas gücüne
dönebilmesidir. Bu miyopatiler her yaşta görülebilir.
2-Kalıtımsal:Kalıtım
ya da irsiyet, fiziksel ve ruhsal özelliklerin ebeveynden
çocuğa, yani kuşaktan kuşağa geçirilebilmesi için gerekli
aktarımdır. Bu aktarım, kromozomlar üzerindeki genler yolu ile
yapılabilmektedir. Dolayısı ile bu hastalıklar genetik
miyopatiler olarak da adlandırılmaktadır. Bu durumda hastada
doğuştan bir hastalık vardır. Bu hastalık genetik bir değişiklik
sonucu oluşmuştur ve aslında kişi anne karnında gelişirken bu
değişiklik ortaya çıkmıştır. Bu değişiklik kişi anne karnında
yaşadığı süreden beri var olmakla birlikte hastalık
beirtilerinin ortaya çıkması doğduktan sonraki değişik yaşlarda
olabilir. Yani hastalık belirtileri kendini ilk yaşta, yürüdüğü
sırada, ilk on yaş veya ikinci on yaş içinde veya daha ileri
yaşlarda kendini gösterebilir. Bir başka deyişle hastalık,
belirtilerin başladığı yaşta başlamamıştır aslında, ondan çok
önce başlamıştır. Bizim farkedebileceğimiz, yani hareketlerimizi
etkiler hale gelişi belirtilerin tarif edilebileceği yaşta
olmuştur. Bu hastalıklarda başlıca sorun, kas hücresi için
gerekli olan bir yapı taşının (protein) yapılamaması, normalden
farklı yapılabilmesi, işlevsiz olacak şekilde yapılabilmesi veya
normalden fazla yapılması olabilir. Örneğin Duchenne tipi kas
distrofisinde kas için çok gerekli olan distrofin proteini hiç
yapılamaz, buna karşılık Becker tipi kas distrofisinde aynı
protein, kısa da olsa yapılabilir. Kavşak tipi kas
distrofilerinde başka bazı proteinler yapılamaz ve buna bağlı
hastalık gelişebilir. Bazen yapılamayan bir protein, kasın
kasılması için gerekli olan bir işlevin yapılamamasına neden
olur. Örneğin mitokondriyal hastalıklar, glikojen depo
hastalıkları, lipid depo hastalıkları bunlardandır.
Genetik aktarım biçimleri nelerdir?
Genetik aktarım dört biçimde olabilmektedir:
1-Otozomal Dominant (Baskın)Bu
durumda ebeveynlerden birinin hasta olması, çocukta hastalık
ortaya çıkmasına neden olabilme yeteneğine sahiptir. Ancak
çocukta hastalık çıkacağı yine de kesin değildir.
2-Otozomal Resesif (Çekinik)Bu
durumda bir ebeveynin hasta olması veya hastalık belirtisi
göstermeden hastalığı taşıması (taşıyıcı) çocukta hastalığın
ortaya çıkması için yeterli değildir. Ancak, her iki ebeveyn de
taşıyıcı ise çocukta hastalık ortaya çıkması sözkonusudur ama
yine kesin değildir.
3-X'e Bağlı Resesif (Çekinik)Bu
durumda annenin taşıyıcı olması, yine kesin olmamakla birlikte,
çocukta hastalık ortaya çıkmasına neden olabilir. Hastalık
belirtisi hemen daima erkek çocuklarda olur. Kız çocuklar
yalnızca hastalığın taşıyıcısı olabilirler ama büyük çoğunlukla
hastalık belirtisi göstermezler.
4-Mitokondriyal
Hücre içindeki mitokondri adlı yapıların kendilerine ait genleri
vardır. Bu genlerdeki hastalıklar hemen daima anneden çocuklara
aktarılır. Bu durumda hastalık belirtisi hem kız, hem de erkek
çocuklarda ortaya çıkma potansiyeline sahiptir.
Kas hastalıklarının tanısı nasıl konur?
Kas hastalıklarının tanısından kuşkulanma, öncelikle uzman bir
doktor tarafından hastalık öyküsünün dinlenmesi ve hastanın
muayene edilmesi ile olur. Bu nedenle belirtilerin,
hatırlanabildiği en ince detaylarının doktora anlatılması
önemlidir. Bazen belirtilerin çok hafif olduğu dönem, hastanın
onu yaşadığı süreçte hastalık gibi algılanmaz ve bu nedenle
doktora anlatılmaya değer bulunmaz. Ancak, geriye dönük
bakıldığında hareketlerle ilgili dikkati çeken her türlü
değişikliğin doktorla paylaşılması, tanıya yaklaşım açısından
çok önemlidir. Örneğin bir çocuk, küçüklüğünde yaşıtlarına göre
'ağır canlı' olarak değerlendirilmişse veya çok sık yorulup
kucağa alınmak isteyen bir çocuk olmuşsa bunlar, söylendiğinde
doktor için çok değerli bir bulgudur.
Klinik muayeneden sonra yapılacak kan testinde kreatin kinaz (CK)
enzim düzeyinin çok yüksek bulunması kasın kendisinin hasta
olduğunu kanıtlar. Ancak bazı kas hastalıklarında CK hafif
yükselmiştir veya hiç yükselmez. Bazı sinir hastalıklarında da
yine CK hafif yüksek olabilir. Tüm bu nedenlerle hastaya
elektromiyografi (EMG) testinin yapılarak kendisinde kas
hastalığı olup olmadığının kanıtlanması gerekir. Bu testlerde
miyopati bulunduğunda kasın kendisinin hasta olduğu anlaşılır
ama hangi cins hastalık olduğu, ne nedenle ortaya çıktığı
anlaşılamaz. Bu ayrımın yapılabilmesi için hastada kas biyopsisi
veya genetik analiz yapılmalıdır. Kas biyopsisi hastayı
bayıltmadan, lokal anestezi ile yapılan ve hastadan küçük bir
kas parçasının alınarak açılan derinin dikişle kapatıldığı bir
işlemdir. Alınan parçanın, bu konuda uzmanlaşmış laboratuvarlar
tarafından incelenmesi gerekir. Uygun koşullarda incelendiğinde
kas biyopsisi ile kas hastalıklarının yaklaşık %70'ine tanı
konabilir. Genetik inceleme ise damardan, özel bir tüp içine
alınan kanın incelenmesi ile yapılır. Burada, hücrelerimizde
bulunan tüm genlerin incelenmesi sözkonusu değildir.
Kuşkulanılan hastalığa neden olan genetik bozukluk
araştırılabilir. Bunun yapılabilmesi için o hastalığa ait
genetik bozukluğun dünyada biliniyor olması gerekir. Bugün için
kalıtımsal miyopatilere neden olan tüm genetik bozukluklar
bilinmemektedir. Bilinen genetik bozuklukların ise tümü
ülkemizde araştırılmamaktadır.
Hastalıklara tanı koymanın yararı nedir?
Tanının ana amacı, öncelikle hastalığın edinsel bir miyopati
olup olmadığının anlaşılmasıdır. Daha önce belirtildiği gibi bu
gruptaki hastalıklar gerek neden olan etkenin ortadan
kaldırılması, gerekse bilinen ilaçların kullanılması ile tedavi
edilmektedir ve hastanın bu olanaktan yararlanması sağlanabilir.
Hastalık, bugün için ilaçla tedavisi yapılamayan, kalıtımsal
gruptan olsa bile tanının kesinleştirilmesinin önemi vardır.
Bunun en büyük yararı hastanın kendisinedir. Hasta öncelikle
hastalığının kesin adını bilir ve tedavisi bulunduğunda bunda
yararlanmaya hazır durumda olur. Yine tanının kesinleşmesini
hastanın ailesine yararı vardır: Aile içindeki, belirti vermemiş
olan, taşıyıcı bireyler saptanabilir, bu bireylerden doğacak
çocuklarda hastalık oluşup oluşmayacağı konusunda aile
bilgilendirilebilir, hamilelikte anne karnındaki bebekte
hastalık olup olmadığı anlaşılabilir (prenatal tanı
verilebilir). Verilecek genetik danışmanlık ile aile içinde yeni
kuşaklara hastalığın aktarılması en aza indirilebilir.
Kas hastalıklarının seyri nasıldır?
Edinsel kas hastalıklarında kas güçsüzlüğünün ilerleyişi,
hastayı işlevsiz duruma getirmesi haftalar veya aylar içinde
olur. Miyozitlerde durum böyledir. Bu hastalıklarda tedavi
başlandığında iyileşme de genellikle aynı hızda olur.
Kalıtımsal kas hastalıklarda hastalığın ilerleyişi çok daha
yavaştır, yıllar veya on-yıllar içinde belirtiler hastanın
hayatını etkiler hale gelir. Bu seyrin nasıl olacağı elbette
hastalığın tipine bağlıdır. Az sayıdaki bazı kas hastalıklarında
gidiş, o hastalığa sahip olan bireylerin hepsinde benzer olma
eğilimindedir. Birçok hastalıkta ise aynı aile içinde bile
hastalık seyri birbirinden çok farklı olabilmektedir. Örneğin,
aynı ailedeki bazı bireylerde hiç belirti yokken yalnızca CK
yüksekliği varken bazı bireylerde ağır hastalık belirtileri
bulunur. İster benzer, ister farklı seyreden hastalıklardan
olsun, kas hastalıklarında hastalık seyrini etkileyen önemli
diğer faktörler, hastanın daha önceki kas yapısı ve
fonksiyonları, ve hastanın ne ölçüde fizyoterapi (ve diğer
bakımları) yapabildiğidir.
Kas hastalığı yaşamımda başka neleri etkiler?
Kas hastalığı belirtilerinin varlığı zihinsel işlevleri (ender
bazı hastalıklar dışında), cinsel işlevleri, doğurganlığı
etkilemez. Ancak, birçok hastada belirtilerin varlığı ve yıllar
içindeki değişkenliği bir yandan sosyal uyumu, diğer yandan
kişinin kendi beden algılamasını değiştirerek duygusal olarak
etkilenmeye neden olur. Bu durumda zihinsel ve cinsel işlevler,
ikincil olarak, etkilenebilir. Doğurganlık etkilenmez ama hasta
birey, gebelik sürecinin vücuduna ekleyeceği yükün sonuçları ve
daha da önemlisi, kalıtımsal olan hastalıklarda çocukta hastalık
ortaya çıkma olasılıklarını doktoru ile tartışmalıdır. Bazı
hastalıklarda prenatal tanı yapmak mümkün olabilmektedir.
Hastalığın tanısı konduktan sonra ne yapılabilir?
Hastalık ister edinsel, isterse kalıtımsal olsun hastanın
mutlaka, bir uzman tarafından kendisine özel düzenlenecek
egzersiz programını hayata geçirmesi gerekir. Bu egzersizlerin
yapılması, hastalığın ilaçla tedavisi mümkün bile olsa,
gereklidir. Çünki miyopatilerde kaslarımız değişik ağırlıkta
tutulabilir ve bu oransız tutulma eklemlerde 'kasılma' (kontraktür)
ve şekil bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca, gerek tutulmuş
olan kaslarımız, gerekse bunlar nedeni ile azalmış olan
hareketlerimize bağlı olarak kapasitesini kulanamayan iyi
drumdaki kaslarımız, olabileceklerinden daha zayıflar ve
erirler. Tüm bunların olabildiğince önlenebilmesi, hastanın ilaç
tedavisinden yararlanması veya gelecekte bulunacak tedavileri en
iyi durumda karşılayabilmesi için düzenli egzersiz programının
uygulanması mutlaka gereklidir.
Bunun dışında edinsel hastalıklarda, hastalığa neden olan
etmenin ortadan kaldırılması veya, genellikle bağışıklığı
baskılayan veya düzenleyen ilaçların kullanılması tedavinin ana
prensibidir.
Kalıtımsal hastalıkların pek azında bugün için ilaç veya başka
biyolojik tedaviler mümkündür. Yağ birikimi miyopatilerinde
karnitin, bazen riboflavin (B2 vitamini), mitokondriyal
hastalıklarda bazen ko-enzim Q (CoQ10) çok iyi sonuç
verebilmekte, hastalık belirtilerini giderebilmektedir. Çok
yakın zamanda, glikojen depo hastalıklarının bir tipi olan Pompe
hastalığında 'enzim replasman tedavisi' (asit-alfa glukozidaz
enzimi) bulunmuş ve ilgili ilaç Avrupa ve Amerika'da piyasaya
çıkmıştır. Hastalar bu enzimi, şeker hastalarının kullandığı
insuline benzer şekilde, ömür boyu kullanarak yaşamlarını en az
belirti ile sürdürebileceklerdir.
Hastalarda miyopatinin seyri sırasında başka organ veya iskelet
sistemi tutulmaları da görülebilir. Örneğin bazı miyopatilerde
kalp kası tutulabilir. Bu nedenle bu hastalıklarda hastanın kalp
tutulumuna ait belirtiler açısından izlenmesi gerekir. Kalp
tutulması bulunduğu zaman ise, hastalığın tedavisinden bağımsız
olarak kalpteki bulgular tedavi edilmelidir. Solunum sistemi
tutulumu için de aynı prensipler geçerlidir e hastaların bu
açıdan izlenmeleri gerekir.
Bazı miyopatiler seçici olarak omurgada eğrilmeye (skolyoz)
neden olur. Bazen de hastanın oturuş bozukluklarına bağlı olarak
skolyoz gelişebilir. Öncelikle hastanın, özellikle de tekerlekli
iskemleye bağımlı hale gelmiş olan hastaların, oturma
düzenlemesinin iyi yapılması çok önemlidir. Bu nedenle,
seçilecek tekerlekli iskemlenin ölçüleri ve biçimi bir uzmana
danışılmalıdır. Herşeye rağmen skolyoz gelişmiş ise skolyozu
düzeltme ameliyatlarının değerlendirmeye alınması ve hastanın bu
duruma uygun olup olmadığının araştırılması gerekir.
Skolyoz dışında gelişebilecek kontraktürler uygun egzersizlerle
ve atellerle önlenmeye çalışılmalı, buna rağmen kontraktür
gelişiyorsa yine ameliyat olanakları değerlendirmeye
alınmalıdır.
Tüm bu düzenlemeler ve toplumsal planda yapılacak
iyileştirmeler, bedensel engellilik yaratan kas hastalığı olan
bireylerin psikososyal gelişiminin sürmesi, bu kişilerin
toplumsal yaşamada yer alması ve bireysel planda yaşam
kalitesinin düzeltilmesini amaçlar.
A-Edinsel Kas Hastalıklarıa.Kas-sinir
kavşağı hastalıkları
i.Myasthenia gravis
ii.Lambert-Eaton miyastenik sendromu
iii.Botulismus
b.İltihabi kas hastalıkları
i.Polimiyozit
ii.Dermatomiyozit
iii.İnklüzyon cisimciği miyoziti
iv.Diğer miyozitler
c.Kas hastalığına yol açan bazı sistemik hastalıklar
i.Tiroid hastalıkları
ii.Sürrenal hastalıkları
iii.Potasyumu ilgilendiren hastalıklar
iv.Diğer
d.Kas hastalığına yol açan bazı ilaçlar
i.Kolesterol düşürücü ilaçlar
ii.Bazı aritmi ilaçları
iii.Kolşisin
iv.Klorokin
v.D-Penisilamin
vi.Diğer
B-Kalıtımsal Kas Hastalıklarıa.Kas
distrofileri
i.Kavşak tipi kas distrofileri
DMD, BMD
Otozomal dominant kas distrofileri (LGMD1)
Otozomal resesif kas distrofileri (LGMD2)
ii.Özelliği olan distrofiler
Miyotonik distrofi (DM)
Fasiyoskapulohumeral distrofi (FSHD)
Emery-Dreifuss distrofi (EDMD)
Oküofaringeal distrofi (OPMD)
Konjenital kas distrofileri (CMD)
Distal miyopatiler
b.Metabolik miyopatiler
i.Lipid depo hastalıkları (örn: Karnitin eksikliği)
ii.Glikojen depo hastalıkları (örn: Pompe, McArdle hastalıkları)
iii.Mitokondriyal hastalıklar (örn: Kearns-Sayre)
c.Konjenital miyopatiler
i.'Central-core' hastalığı
ii.'Multi-mini-core' hastalığı
iii.'Nemalin' miyopati
iv.Miyotübüler miyopati
v.'Miyofibriller' miyopati
vi.Diğer
TEDAVİSİ MÜMKÜN OLAN BİR HASTALIKTIR...
Sağlıklı ve Mutlu Günler Dileriz
Geniş Bilgi İçin:
0326 413 01 77 - 0532 631 86 79
0542 215 54 72 - 0555 347 62 53
iletisim@kevserlokmanhekim.com
herbalist@kevserlokmanhekim.com
www.kevserlokmanhekim.com
www.kanserhastaligi.com
|